medine's profileDE Kİ:EY KİTAP EHLİ GERÇ...PhotosBlogListsGuestbook Tools Help

ZİYARET ETTİYİNİZ İÇİN TEŞEKÜR EDERİM DİN KARDEŞLERİM

 

Ya Rabbi sen bizlerin bütün noksanlığını, gizli günahlarımızı, bütün hatalarımızı  biliyorsun; ne olur bizleri bağışla...Rabbim günahlarımızı bağışla.bizleri razı olmadığın bütün davranışlardan muhafaza eyle.Bizlere mağfiret et Allahım...verdiğin güzel nimetleri geri alma Allahım...amin...

 

Comments (100)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

mana yolcusuwrote:
Feb. 8
ecidalwrote:

Cum'a nız Mübarek Dua'larınız Kabul
Yaşantınız ALLAH Yolunda Ve Hayırlar İle Dolu Olsun
İNŞAALLAH....

"Kim Cuma günü bana salavat getirirse,


kıyamet gününde ona şefaatim hak olur"..(Hadis-i Şerif)


Elhamdülillahi Rabbil alemin
Esselatu vesselamu aleyke Ya Resulullah
Esselatu vesselamu aleyke Ya Habiballah
Esselatu vesselamu aleyke Ya Seyyide evvelin vel ahirin...                                                                                                                  1. Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih eder.

2. Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.

3. (Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azîzdir, hakîmdir.

4. Bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

5. Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

6. De ki: Ey yahudiler! Bütün insanlar değil de, yalnız, kendinizin Allah'ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız, bunda da samimi iseniz, haydi ölümü temenni edin (bakalım)!

7. Ama onlar, önceden yaptıklarından dolayı ölümü asla temenni etmezler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

8. De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.

9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.

10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

11. Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar. De ki: Allah'ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha yararlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

YA VEDUD AŞKINA TALİBİM

ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED

NAMAZ İLE SABIR

DÛA EDER VE BEKLERİZ
SELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET OL
Feb. 6
ecidalwrote:


                                                          Allah'ı Aşkla Sevmek

Allah'ı aşkla sevmek, Allah sevgisinin dünyadaki diğer tüm sevgilerin üstünde en şiddetli, en yoğun ve sürekli artan bir biçimde yaşanması, kalplerde hissedilmesidir. Allah'a kavuşmak için özlem duymak, O'nun Zatına ve yarattıklarına karşı güçlü bir sevgi beslemek ve bütün kainatı sevgi gözüyle kucaklamaktır. Saymaya güç yetiremeyeceğimiz nimetlerine karşı olan hayranlığımızın ve şükrümüzün bir sonucu olarak Yüce Allah'a coşkulu bir aşk ile kalpten bağlanmaktır. En çok O'na güvenmek, sadece O'nu yüceltmek, sadece O'nu hoşnut kılmaya çalışmak ve yalnız O'nu dost edinmektir.Kuran'da Hz. Musa'nın Yüce Allah'a olan sevgisi ve O'nu razı etme isteği şu şekilde bildirilmiştir:

"Seni kavminden 'çarçabuk ayrılmaya iten' nedir ey Musa? Dedi ki: "Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, Sana gelmekte acele ettim Rabbim." (Taha Suresi, 83-84)

Peygamberlerin Allah Sevgisi

Peygamberlerin ve salih müminlerin Allah'a derin bir sevgi bağı ile bağlandıkları, Kuran'da çeşitli ayetlerde şu şekilde haber verilmektedir:

"Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi." (Nahl Suresi, 120)

"İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)dan, İbrahim ve İsrail (Yakup)'in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah)'ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar." (Meryem Suresi, 58)

Bununla beraber Yüce Allah, pek çok peygamber ve salih müminin Kendi Katında yakınlığı bulunduğunu bildirmiştir. Bir ayette Allah'ın Hz. İbrahim'i Kendisine dost edindiği şöyle haber verilmektedir:

"İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel dinli kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir." (Nisa Suresi, 125)

Kuran ahlakının en güzel temsilcileri olan peygamberlerin ahlakıyla ahlaklanarak Yüce Allah'ı onlar kadar çok sevebilmek iman edenler için mümkündür. Allah'ın iman etmiş tüm samimi kulları, Allah'a karşı böylesi içli bir sevgi duymayı Allah'tan dileyebilir ve hayatını bu amaca uygun bir biçimde düzenleyebilir. Gösterilecek çabanın temelinde ise samimi şekilde dua etmenin ve gönülden Allah'ı zikretmenin bulunması gerektiği unutulmamalıdır. Yüce Rabbimiz bir ayette "…Beni anın, Ben de sizi anayım…" (Bakara Suresi, 152) şeklinde buyurmaktadır.

En Güzel Örnek, Hz. Muhammed (sav):

İman edenler için en güzel örnek sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'dir. Her Müslüman için, Kuran ayetleriyle birlikte, Peygamberimiz (sav)'in hayatı, sözleri ve nasihatleri en önemli rehberdir. Peygamber Efendimiz (sav)'in Allah'a daha da yakınlaşmak, O'nun sevgisini kazanmak için ettiği bir dua, Allah'a duyulan sevginin önemini anlamamız açısından bizlere güzel bir örnek oluşturmaktadır:

Resulullah bir kere dua ederken şöyle buyurdu: "Ya Rabbi! Bana Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini ve beni Senin sevgine yaklaştıracakların sevgisini ihsan eyle ve Kendi sevgini bana hararetten, susuzluktan yananların, soğuk suya kavuşmasını istemelerinden sevgili kıl. (İmam Gazali, Kimya-yı Saadet, s. 594 ((2) VI/253) ((5) VI/253))

Peygamberimiz (sav) sevgiyi tavsiye eden bir hadisinde ise "Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah'ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için sevin." (Tirmizi; İhya'u Ulum'id-Din Huccetü'l-İslam, İmam Gazali, cilt. 4, s.594) şeklinde buyurmuştur.

Öte yandan diğer tüm peygamberler ve büyük İslam alimleri de müminlerin yol göstericisidir. Bu kıymetli insanların hepsinde dikkat çeken ortak özelliklerden biri ise Yüce Allah'a olan kuvvetli bağlılıkları ve sevgileridir. Bu sevginin en önemli göstergelerinden bazıları şunlardır:

Allah'ı sürekli anmak, samimi bir dua, derin ve içli bir sevgi, saygı dolu bir korku, durmaksızın Allah'ın üzerlerindeki nimetini, lütuf ve ihsanını hatırlama, Rabbimiz'i tesbih edip yüceltme, her durumda O'na sığınarak yardımı O'ndan isteme, yalnızca O'nun rızasını arama, her zaman ve her durumda O'ndan razı olma, O'nu hoşnut kılmaya gayret etmektir                                                                                            ALLAH A EMANET OL SELAM VE DUA ILE

Feb. 2
ecidalwrote:
  KİBİRLİLER
Kibir; kendisini üstün görme, büyüklük demektir. Kur'ân'da ki anlamı; insanın kendisini başkalarından üstün olmadığı halde, diğerlerinden daha üstün görme hastalığıdır. Kibrin zıddı ise, alçak gönüllü manasına gelen tevazu'dur. İnsanlar arası münasebetler de insanları küçük görmek, kendini beğenmek, övmek, böbürlenmek o kimsedeki büyüklük kuruntusu'nun sergilenmesidir. Bu durum Cenâbı Allah ve kullar tarafından hiç de hoş karşılanmaz.

Kur'ân, kibirlenenlerin ilk temsilcisi olarak, şeytanların atası İblis'i gösteriyor. O, büyüklük kuruntusuna kapıldığı için, Cenâbı Allah'ın huzurundan kovulmuş ve isyankâr olmuştu. Kibirlenmenin ileri hallerinde o kimsenin Cenâbı Allah'a karşı Kur'ân ayetlerini inkârı, yalanlaması, ibadetten uzaklaşması v.s. gelir. Bu da maalesef büyüklük hastalığından kaynaklanmaktadır ki, insan için çok kötü bir netice ile sonuçlanır. Mutluluğa ve kurtuluşa götüren gönül penceresi mühürlenerek kapanır, dolayısıyle dünya sınavı da o kimse için kaybedilmiş olur.

ALLAH KİBİRLİLERİ SEVMEZ

16/23: ... Şüphesiz Allah, kibirlileri sevmez.
25/21: ... Onlar, kendi benliklerinde kibre kapılmışlar ve azgınlıkta çok ileri gitmişlerdir.
46/20: ... Yeryüzünde haksızlıkla büyüklük taslamanız ve yoldan çıkmanız karşılığında alçaltıcı bir azab göreceksiniz.

Allahü Teâlâ; kendini beğenen, öğünen, böbürlenen, insanlara tepeden bakan kibirlileri şüphesiz ki sevmez. Onlar, Cenâbı Hakk'ın lânetini hak etmişler, büyüklük taslamışlar, yoldan çıkmalarına karşılık da azab ile ceza görmeleri kaçınılmaz olmuştur.

KİBİRLENEREK YÜZÜNÜ ÇEVİRME

17/37: Yeryüzünde büyüklük taslayarak yürüme. Çünkü sen; ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara yetişebilirsin.
31/18: İnsanlardan kibirlenerek yüzünü çevirme, Yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah; kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla beğenmez.

Bütün varlıklar Cenâbı Allah'ın sonsuz isim manalarının karışık oluşarak yoğunlaşmasından meydana gelmiştir. İnsanların Cenâbı Allah'tan kaynaklanan bir yaratılış sebebi, bir oluş sırrı vardır. Onları küçük ve hor görerek kendi benliğini büyük görmek, ne kadar sakat ve yanlış bir düşüncedir. İnsanlar; yaratılış gerçeklerini anlayış içinde olmalı, sonsuz, büyük ve yüceliğe lâyık Mutlak Varlık'tan başkalarının, ancak O'nun tarafından bir gizli sebep ile yaratılmış olduğu hakikatini hiçbir zaman unutmamalıdır. İnsanlara; yukarıdan bakmak, hor görmek, alay etmek ile değil, ancak sevgi ve hoşgörü ile yaklaşılmalıdır.

KİBİRLENENLERİN İLK TEMSİLCİSİ

2/34: O zaman Biz meleklere: "Adem'e secde edin." demiştik, onlar derhal secde ettiler. Ancak İblis secde etmedi, yüz çevirdi, kibrine yediremedi, kâfirlerden oldu.
38/75-77: Allah buyurdu ki: " Ey İblis! Benim kudretimle yarattığıma secde etmemene ne mani oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yücelerden mi oldun? " İblis dedi: " Ben, daha hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın. " Allah buyurdu. " Hadi çık oradan. Sen kovulmuş birisin. "

İblis; Cenâbı Allah'ı inkâr ettiği için değil, büyüklük kuruntusuna kapılarak itaatsizlik ettiği için huzurdan kovulmuş ve kâfirlerden olmuştu.

KİBİRLENEREK İBADETTEN UZAKLAŞANLAR

4/172: ... Her kim O'na ibadetten çekinir ve kibirlenirse, bilsin ki O, hepsini Kendi huzuruna toplayacaktır.
39/59: Ey İnsanoğlu! Ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun!
40/60: ... Kibre saparak Bana ibadetten uzaklaşanlar, aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir.

Ayetlerden; insanlara hayatlarını bahşeden Allahü Teâlâ'ya ibadet etmekten alıkoyan sebebin, büyüklük hastalığı olan kibir ve gurura saplanmak olduğu anlaşılmaktadır. Oysa bazıları; " Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. " atasözünün sırrına ulaşamamışlar, kendilerine hayat ve her türlü nimetleri veren Yüce Yaratıcı'larına karşı minnet ve şükran duyguları ile teşekkür, itaat ve ibadetin yerine getirilmesi olduğunu bilmek istememektedirler. Secde 32/15: " Bizim ayetlerimize o kimseler inanırlar ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde, secdelere kapanırlar ve hiç kibirlenmeyerek Rablerini hamd ve tespih ederler. " Allahü Teâlâ'nın kimsenin ibadetine de ihtiyacı yoktur. Kulluk eden kendisi için etmiş olur. Herkes kazandığının karşılığını bulacaktır. Zümer 39/41: " Biz insanlar için sana (Hz. Muhammed), hak ile Kitab'ı indirdik. O halde, kim doğru yola gelirse kendi lehinedir, kim de saparsa kendi aleyhine olarak sapar. Sen onların üzerinde vekil değilsin. "
PEYGAMBERLERİN KİBİRLİLERE SAVAŞI

20/42-44: Sen (Hz.Mûsa) ve Kardeşin (Hz. Harûn) ayetlerimi götürün... Firâvuna gidin, çünkü o azdı. Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir.
23/45-46: Sonra Mûsa'yı ve kardeşi Harûn'u mucizelerimizle ve açık delillerle gönderdik. Firâvuna ve Kodamanlarına. Ancak onlar kibirlendiler, çünkü kendilerini büyük gören bir topluluktu.
71/7: (Hz. Nûh) Ben topluluğumu, af etmen için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler ve uzaklaşmakta ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler.

Peygamberlerin de kendi topluluklarında bulunan, kibirli kimselerle savaşı çetin olmuştur. Onlar, kibir perdesi ile gerçekleri görememişler bir çoğu da eğri yollarında ısrar etmişlerdir. Muhakkak ki neticede insanlar, kazandıklarının karşılığını bulacaktır.
KİBİRLİ KALPLERE MÜHÜR

40/35: ... Allah, tüm zorba, kibirli kalpler üzerine işte böyle mühür basıyor.
7/146: Yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslayanları, ayetlerimizi (anlamaktan) uzaklaştıracağım. Onlar hangi mucizeyi görseler ona inanmazlar. Doğruya varan yolu görseler, onu yol edinmezler. Ama azgınlık yolunu görseler onu yol edinirler... Onlar, ayetlerimizi yalanlamayı adet edinmişlerdir...

Kur'ân'da; inkâr etmeyi, ayetleri yalanlamayı, zulüm ve azgınlığı, kibirlenmeyi adet haline getirenler için kalbin mühürlenmesi ifadesi yer almaktadır. Cenâbı Allah; azgınlığı adet haline getiren, aşırı giden kullarından ümidini keserek onların kalbini mühürlemektedir. Bu işlem, insanın dünya'daki sınavı kaybetmesinin bir sonucudur. Artık o kul doğru yolu ne görebilir, ne anlayabilir ve ne de hissedebilir. Böylece haddi aşan kibrin esiri günahkârlar, kendilerine tayin edilmiş bir süreye kadar sapıklıklarına devam ederler. Onlar için alçaltıcı bir azab hazırlanmıştır. Zümer 39/60: " ... Kibirliler için cehennemde bir barınak mı yok. "                                          SELAM VE DUA ILE ALLAH A EMANET OL 

Jan. 27
mana yolcusuwrote:

 

Alıntı

Konuşulan konu FİLİSTİNE DUA KAMPANYASI
FİLİSTİNE DUA KAMPANYASI
Ev sahibi: MANA YOLCUSU
Tarih ve saat: 30 Aralık 2008 Salı saat 19:45
Bu etkinliği Windows Live'da göster

 

 

 

 

 

  
İlgili aramalar: müzik - mana yolcusu -  yarayan -  kanamız -  filistin
Jan. 6